Hakikat Damlaları - 78

Temsilde inkıtânın muhataplarda ve arkadan gelenlerde teşettüt-ü ârâya (fikir dağınıklığına) sebebiyet vereceği unutulmamalıdır.

***

Dünyadan kopmuş bir Türkiye'nin ayakta kalması mümkün değildir. Onu çevresinden tecrît etmeye çalışanlar ne kadar büyük bir ihanet içinde bulunduklarını keşke anlayabilseler!

DEVAMI

Hakikat Damlaları - 77

Ne nikbin ne de bedbin, bizim mesleğimiz hakikatbin olmaktır.

***

Süvari attan anladığı gibi, küheylan da yiğitten anlar.

DEVAMI

Hakikat Damlaları - 76

Yapılması gerekli olan bütün işler tamamlanmış gibi rahat ve rehavete düşmek ne kadar tehlikeli ise, ye’se düşmek ve kuvve-i maneviyeyi kırmak da o kadar tehlikelidir.

* * *

Bir mefkûreye sevdalı olma, o mefkûreyi gerçekleştirme istikametinde çok önemli bir donanımdır.

DEVAMI

Hakikat Damlaları - 75

Akıbetimizden eminmişiz gibi bir halimiz var; hiç eksiğimiz, kusurumuz yokmuş gibi davranıyoruz.

* * *

Saygısızlığın ve edepsizliğin başını alıp yürüdüğü bir dönemde hiç olmazsa Peygamber vârisi olan hizmet erleri, insanî değerlerin yeryüzünden bütün bütün kaybolmadığını ortaya koymalı değiller mi?!

DEVAMI

Hakikat Damlaları - 74

“Ne günahım(ız) var ki” diyen kimselere bu düşünceleri günah olarak yeter.

***

İbadete tutkun kullar namazı bekletmezler, vaktin bir an önce girmesini ve yeni bir niyaz anının gelmesini beklerler.

DEVAMI

Hakikat Damlaları - 73

Hak ve hakikat yolundaki başarıları ödüllendirmek, iyiliğe, dolayısıyla da dine ve Allah'a saygının gereğidir.

***

Bizim en büyük zaaflarımızdan biri de, akıl, mantık ve muhakemeyle davranılması gerekli yerlerde de hislerimizle hareket etmemizdir.

DEVAMI