97. Nağme: Aysbergler Gibi Enaniyetler

Herkul | . | HERKUL NAGME

İnsanız..

Belki de hatalarımız doğrularımızdan daha çok!..

Kıymetli babacığım yaklaşık otuz senedir muhterem Hocaefendi hakkında epey malumât sahibi olmuştu; yazılarını okumuş, sohbetlerinden istifade etmiş, onun hakkında anlatılanları dinlemişti. Cenab-ı Hakk’ın izin, inayet ve lütfuyla, valideynimi burada ağırlamak da nasip olunca, babam aziz Hocamızla tanışmak şerefine de nâil oldu.

İki üç aylık misafirlikleri esnasında bir gün onu muhterem Hocaefendi’nin odasına götürdüm. İçeri girdiğimiz andan itibaren sanki babam, o tanıdığım insan değildi. Orada başlayan gözyaşları evde de akmaya devam etti. Öyle hislenmişti ki saatlerce konuşmadı desem mübalağa olmaz. Şunu söyleyebildi: “Hocaefendi’nin şatafatlı hayattan, köşkten saraydan fersah fersah uzak olduğuna zaten inanıyordum ama böyle bir tevazu beklemiyordum. Bu nasıl sade bir hayat!.. Bu nasıl mütevazi bir insan.. ve işin aslını bilmeden bu insana laf edenler nasıl bir günaha giriyorlar?!.” Evet, babama onca duyup dinledikleri görüp şahit oldukları arasında en çok Hocaefendi’nin o şirin ve sade odası tesir etmişti.

Sevgili dostlar,

Objektif olmayabilir ama babamın bu hayreti dünkü fotoğrafları neşretmemize vesile oldu. Zannediyorduk ki herkes “Bu fotoğraflar bana ne söylüyor? Başkasına değil bana ne mesaj veriyor?” şeklinde bakıp değerlendirme yapacak. O meseleye o şekilde yaklaşan dostlarımız olmuştur mutlaka. Fakat maalesef yine mevzuun başka şekillerde yorumlandığını da gördük; hatta resimleri yayınlamakla çok büyük bir suç işlemişiz gibi “Hocaefendi’nin mahremiyetini ihlal ettiğimiz” ithamıyla karşılaştık. Aziz Hocamız kendi reklamını yaptıracak, kulluğunun ifşâ edilmesini isteyecek bir insan asla değil. Onu göklere çıkarmak gibi bir düşünce de mü’minlerden ıraktır, böyle bir mülahaza da olamaz.

Evet, belki de yanlış yaptık; herkes o odaya babamın baktığı açıdan bakacak ve krallar, başkanlar, meşhurlar bir yana kendi küçük dünyalarımızla bile kıyaslandığında Hocaefendi’nin tevazuu ibret olacak zannettik. Allah kusurumuzu bağışlasın.

Bugünkü nağmeye gelince;

Muhterem Hocamızın mübarek Ramazan ayı öncesinde yaptığı en son sohbetin çay faslını dinleyeceksiniz. 9 dakikalık bu hasbihalde muhterem Hocamız istiğnayı ve onun en zor yanını, “manevi makamlar peşinde olmama” buudunu anlatıyor. Enaniyetlerin aysbergler misillü katılaştığı günümüzde hep hatırda tutulması gereken esasları hatırlatıyor.

Hürmetlerimizle arz ediyoruz…

İndir:     mp3

Tags: , , , , ,