Öğretmene Mektup

Abdullah Salih’in Babası | . | SIZDEN GELENLER

Her anne-baba bir öğretmendir aslında.

Ba ş ta biz veliler olmak üzere, çocuklarımızın hayatındaki tüm ö ğ retmenlere bir mektup;

“Oğlum’un Ögretmeni’ne;

Her insan doğduğunda başlar öğrenmeye. O’nun eğitim hayatının belki de en önemli döneminin öğretmeni olarak,

Sizden isteğim;

Her kötü insana karşılık, iyi bir insanın, her düşmana karşılık bir dostun olduğunu ögretin O’na,

Paylaşmayı da ögretin; çikolatasını, oyuncaklarını, sevinçlerini; böylelikle arttığını görmesini sağlayın elindeki değerlerin. Sevilmek için sevmenin gerektiğini anlatın, sevebilmenin kolay olmadığını, seviyorum diyebilmek için fedakarlık gerektiğini,

Kökü kuruyan bir çınarın devrilmeye mahkum olduğunu, bu yüzden ayakta kalabilmesi için köklerini, özdeğerlerini unutmaması gerektiğini de öğretin.

Gerçek zenginliğinin verebildikleri kadar olduğunu, gerçek efendiliğin; özdeğerlerine ve bu değerlere sahip çıkanlara hizmet etmek olduğunu da anlatın.

Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan daha onurlu olduğunu anlamasını da sağlayın. Şiddetin sorunu çözmeyeceğini, sevgiyle en arsızların bile yola geleceğini anlatın. Kendisine bir şeyler anlatmaya çalışan insanların sözünü kesmemeyi, sonuna kadar dinleyebilmesini, ama sadece doğru olanları almasını da…

Yaptığı resimlerde farklı renkler kullanmayı da ögretin. Çok renkliliğin beyaz kağıdı nasıl canlandırdığını fark ettirin ona, ama unutmayın her şeyin gerçek rengiyle en güzel ifade edildiğini, uyumu ancak böyle sağlaması gerektiğini…

Bilgisizliğin, cehaletin, tembelliğin kapkara bir renk olduğunu ve onunla karışan her rengin karardığını anlatın.

Zengin olmak için okumayı değil, yüce Allah’ın ilk emri olan okumak ve baikalarının da okumasını sağlamak için zengin olması gerektiğini anlatın ona…

Kısacası Öğretmenim;

Anlattıklarımızla değil, yaşantımızla anlatalım Onlara…”

25 Aralık 2005

Saygılarımla;