Ezcümle: Bir kıyas-ı temsilîyi tazammun eden وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا 1 ve قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِۤى اَنْشَأَهَۤا اَوَّلَ مَرَّةٍ 2 hem bir delil-i adlîye işaret eden وَمَا رَبُّكَ بِظَلاَّمٍ لِلْعَبِيدِ 3 gibi pek çok âyât-ı kesîre ile haşr-i cismânîdeki saadet-i ebediyeye nâzır pek çok dürbünleri nazar-ı beşere vazetmiştir.
Birinci Kıyasın Hülâsası
Bak vücud-u insan tavırdan tavıra geçtikçe acib, muntazam inkılâbâtı geçiriyor. Nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan azm ve lahme, azm ve lahmeden halk-ı cedide intikal, gayet dakîk desatire tâbidir. Her bir tavrın öyle kavânin-i mahsusa, ve öyle nizâmât-ı muayyene, ve öyle harekât-ı muttaridesi vardır ki; cam gibi altında kasd, irade, ihtiyar, hikmetin cilvelerini gösterir. İşte vücud itibariyle böyle her sene libasını değiştiren o vücudun bekàsı, inhilâlin yerini dolduran bir terkibe muhtaçtır.
İşte o hüceyrâtın yıkılmasıyla tamir etmek zarureti, bir madde-i lâtife ister ki, âzânın hâcâtı nisbetinde Rezzâk-ı Hakikî bir kanun-u mahsus ile taksim ediyor. İşte o madde-i latîfenin etvarına bak! Göreceksin ki; o kâfile-i zerrat, küre-i havada,
Dipnotlar
- "O sizi halden hale sokarak yaratmıştır." Nuh Sûresi, 71:14.
- "De ki: Onu ilk önce kim yaratmışsa tekrar O diriltecek." Yâsin Sûresi, 36:79.
- "Rabbin, kullarına haksızlık edecek değildir." Fussılet Sûresi, 41:46.