وَالتَّرْبِيَّةُ ِللهِ شَهِيدٌ وَالتَّدْبِيرُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
وَالتَّصْوِيرُ ِللهِ شَهِيدٌ وَالتَّنْظِيمُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
وَالتَّزْيِينُ ِللهِ شَهِيدٌ وَالتَّوْزِينُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
لِلّٰهِ شَهِيدٌ وَالْجُودُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ وَاْلاِتْقَانُ
وَالْخَلْقُ ِللهِ شَهِيدٌ وَاْلاِيجَادُ الدَّائِمُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
وَالْحَكْمُ ِللهِ شَهِيدٌ وَاْلاَمْرُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
عَلَى اللهِ دَلِيلٌ وَالْمَحَاسِنُ ِللهِ شَهِيدٌ وَاللَّطَائِفُ
لِلّٰهِ شَهِيدٌ وَالْمَدَائِحُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ وَالْمَحَامِدُ
عَلَى اللهِ دَلِيلٌ وَالْعِبَادَاتُ ِللهِ شَهِيدٌ وَالْكَمَالاَتُ 1
Dipnotlar
- el-itkan, ehemmiyetli ve san'atlı yapılmasıdır.
- el-letâifü: görünen mehasinin zevâliyle mânevî ve misalîsuretlerine "letâif" irade edilmiştir. Veyahut o gelip geçen silsilenin mehasini muraddır.
- mehâmid hazır hamdleri murad edip, medâihdaimî ve sabit senâlardır ki, güya hazır hamdlerin mazi ve müstakbeli ihata eden silsile-i emsalinden tezahür eden senâlardır.
- Kemâlât, mâbudiyeti iktiza eden kemâlât demektir. Yani, âbidler ibadetleriyle gitse de, mâbudiyeti iktiza eden kemâlâtbâkidirler. Bütün gelen silsilelerin geçenler yerine ibadete sevk eder.
- Terbiye (ihtiyaçların karşılanması) Allah'a şahit, tedbir (gelecekteki ihtiyaçların tedbiri) Allah'a delildir.Tasvir (şekillendirme) Allah'a şahit, tanzim (düzenleme) Allah'a delildir.Tezyin (süsleme) Allah'a şahit, tevzin (ölçüp dengeleme) Allah'a delildir.İtkan HAŞİYE 1 Allah'a şahit, vücut (varlık) Allah'a delildir.Halk (yaratma) Allah'a şahit, daimî icad Allah'a delildir.Hüküm Allah'a şahit, emir Allah'a delildir.Mehasin (güzellikler) Allah'a şahit, letâifHAŞİYE 2 Allah'a delildir.Mehâmid HAŞİYE 3 Allah'a şahit, medâih (övgüler) Allah'a delildir.İbâdât Allah'a şahit, kemâlâtHAŞİYE 4 Allah'a delildir.
526