فَانْطَلِقْ وَتَوَضَّأْ ثُمَّ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ وَقُلِ اللّٰهُمَّ اِنِّى اَسْئَلُكَ وَاَتَوَجَّهُ اِلَيْكَ بِنَبِىِّ مُحَمَّدٍ نَبِىِّ الرَّحْمَةِ يَا مُحَمَّدُ اِنِّى ﰎ اَتَوَجَّهُ بِكَ اِلٰى رَبِّكَ اَنْ يَكْشِفَ عَنْ بَصَرِى اَللّٰهُمَّ شَفِّعْهُ فِى ّ َ 1
O gitti, öyle yaptı, geldi. Gözü açılmış, güzel görüyormuş, gördük.2
DÖRDÜNCÜ MİSAL: Büyük bir imam olan İbni Veheb haber veriyor ki:
Gazve-i Bedir'in on dört şehidinden birisi olan Muavviz ibni Afra' Ebu Cehil ile döğüşürken, Ebu Cehl-i lâin, o kahramanın bir elini kesmiş. O da öteki eliyle elini tutup Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın yanına gelmiş. Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm onun elini yine yerine yapıştırdı, tükürüğünü ona sürdü. Birden şifa buldu, yine harbe gitti, şehid oluncaya kadar harb etti.3
Hem yine İmam-ı Celîl ibni Veheb haber veriyor ki: O gazvede Hubeyb ibni Yesaf'ın omuz başına bir kılıç vurulmuş ki, bir şakkı ayrılmış gibi dehşetli bir yara açılmış. Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm onun kolunu omuzuna eliyle yapıştırmış, nefes etmiş; şifa bulmuş.4
İşte şu iki vakıa, çendan âhâdîdir ve haber-i vahiddir. Fakat İbni Veheb gibi bir imam tashih etse, gazve-i Bedir gibi bir menba-ı mu'cizat olan bir gazvede olsa, hem bu iki vakıayı andıracak çok misaller bulunsa, elbette şu iki vakıa kat'î ve vakidir denilebilir.
İşte, ehâdis-i sahiha ile sübut bulan belki bin misal var ki, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın mübarek eli ona şifa olmuş.
Dipnotlar
- "Şimdi git, abdest al. Sonra iki rekât namaz kıl ve de ki: 'Allah'ım! Hâcetimi sana arz ediyor ve nebiyy-i rahmet olan Peygamberin Muhammed ile Sana teveccüh ediyorum. Yâ Muhammed! Gözümden perdeyi kaldırması için senin Rabbine seninle teveccüh ediyorum. Allah'ım, onu bana şefaatçi kıl.'" bk. Tirmizî, Deavât: 118; İbni Mâce, İkame: 189; Müsned: 4-138.
- Tirmizî, Daavât: 119 (hadis no. 3578); el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:526; Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve: 6:166; İbni Mâce, İkâme, 189; Müsned, 4:138.
- Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:324; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:656; İbni Seyyidi'n-Nâs, Uyûnü'l-Eser, 1:261.
- Beyhaki, Delâilü'n-Nübüvve: 6:178; İbni Hacer, el-İsâbe, 1:418; İbnü'l-Esir, Üstü'lğabe, 2:118.