Hem Abdullah ibni Cafer'e kesret-i mal ve bereket için dua etmiş.1 Hazret-i Abdullah ibni Cafer o derece servet kazanmış ki, o asırda şöhretgir olmuş. O bereket-i dua-yı Nebevî ile hasıl olan serveti kadar, sehâvetle de iştihar etmiş.2
Bu neviden çok misaller var. Nümune için bu dört misalle iktifa ediyoruz.
Hem başta İmam-ı Tirmizî haber veriyor ki: Sa'd ibni Ebî Vakkas için Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm dua etmiş: اَللّٰهُمَّ اَجِبْ دَعْوَتَهُ 3 demiş. Sa'd'ın duasının kabulü için dua etmiş. O asırda Sa'd'ın bedduasından herkes korkuyordu. Duasının kabulü de şöhret buldu.4
Hem meşhur Ebu Katâde'ye ferman etmiş:
اَفْلَحَ اللهُ وَجْهَكَ اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَهُ فِى شَعْرِهِ وَبَشَرِهِ 5 diye, genç kalmasına dua etmiş. Ebu Katâde yetmiş yaşında vefat ettiği vakit, on beş yaşında bir genç gibi olduğu, nakl-i sahihle6 şöhret bulmuş.
Hem meşhur şair Nâbiğa'nın kıssa-i meşhuresidir ki, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın yanında bir şiirini okumuş. Şu fıkra:
بَلَغْنَا السَّمَۤاءَ مَجْدُنَا وَسَنَۤائُنَا وَاِنَّا نُرِيدُ فَوْقَ ذٰلِكَ مَظْهَرًا
Yani, "Şerefimiz göğe çıktı; biz daha üstüne çıkmak istiyoruz." Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, mülâtafe suretinde ferman etti:
اِلٰى اَيْنَ يَۤا اَبَا لَيْلٰى؟ dedi: اِلَى الْجَنَّةِ يَا رَسُولَ اللهِ Yani, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, lâtife olarak dedi: "Gökten öbür tarafa nereyi istiyorsun ki, şiirinde orayı niyet ediyorsun?" Nâbiğa dedi: "Göklerin fevkinde Cennete gitmek
Dipnotlar
- Mecmeu'z-Zevâid, 9:286; İbni Hacer, Metâlibü'l-Âliye, 4:105; Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve, 6:221.
- Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:327; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:661; el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 5:286; İbni Hacer, el-Metâlibü'l-Âliye, no. 4077, 4078.
- "Allah'ım, onun duasını kabul eyle." Tirmizî, Menâkıb: 27, no. 3751; İbn-i Hibbân, Sahih, no. 12215; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:499; Ebu Nuaym, Hilyetü'l-Evliyâ, 1:93, Ebu Nuaym, Delâilü'n-Nübüvve, 3:206; el-Elbânî, Mişkâtü'l-Mesâbîh, 3:251, no. 6116; el-Mubârekforî, Tuhfetü'l-Ahvezî, 10:253-254, no. 3835; Ahmed ibni Hanbel, Fedâilü's-Sahâbe, 2:750, no. 1038; İbnü'l-Esîr, Câmi'u'l-Usûl, 10:16, no. 6535.
- İbdü'l-Esîr, Üsdü'l-Ğâbe, 2:367; İbni Hacer, el-İsâbe, 2:33.
- "Allah onun yüzünü ak etsin. Allah'ım, onun tenini ve saçını mübarek kıl."
- Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:327; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:660; Hafâcî, Şerhu'ş-Şifâ, 3:128.