“Şüphesiz ki haramlar da, helâller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da korumuş olur.”73 buyurmak suretiyle şüpheli alanlardan uzak durulmasını istemiştir. Hasede dönüşebilecek gıpta hissi de helâl ve haram arasında böyle bir sınırda durmak gibidir ki, insan her an azıcık sola kaydığı zaman haset ve çekememezliğe girebilir. Dolayısıyla bu bir tür gıpta hissidir ve onu tahrik edebilecek tavır ve davranışlar da kendisinden uzak durulması gereken amellerdir. Üstad Hazretleri de İhlâs Risalesi’nde, kardeşler arasında gıpta damarının tahrik edilmemesini tavsiye etmek suretiyle bu hususa dikkatleri çekmiştir.74
Tenâfüs: Hayırda Yarış
Bir yönüyle gıptaya benzeyen tenâfüs, masum bir ameldir. Tenâfüs, hak ve hakikat istikametinde yarış yapma, Allah’ın (celle celâluhu) adını yüceltme yolunda kardeşlerinden geri kalmama niyet ve gayreti içinde olma demektir. Nitekim Cenab-ı Hak, وَفِي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَ “İşte yarışacaklarsa insanlar, bu Cennet devletine konmak için yarışsınlar!”75 âyet-i kerimesiyle mü’minleri ahiret amelleri konusunda böyle bir yarışa davet etmiştir.