İçeriğe geç

Yapılacak işlerle, ona yetecek enerjide denge prensibi, değişmeyen ilâhi bir kanundur ve bu kanunun istisnası yoktur. Ara sıra fevkalâdeden zuhur eden inayetler, Hakk’ın fevkalâdeden lütufları cümlesindendir ve kat’iyen mükelleflerin davranışlarına esas değillerdir. Sebepler dairesi içinde ve irademizin “söz konusu” olduğu yerde, iradeye sırt çevirip sebepleri kulak ardı etmek apaçık bir cebrilik; varlığı ve bekâsı çok ince hesaplara bağlı bir kısım önemli işleri avâmî projelerle ele almak ise düpedüz bir divaneliktir.

Bilhassa günümüzde çok önemsiz meselelerde dahi, çok dakik fizibilite hesaplarına duyulan ihtiyaç ve gösterilen ihtimam düşünülünce, dünyanın en önemli meselelerinden daha önemli olan ve tarih boyunca peygamberlerle temsil edilen âlemşümul bir davanın rastlantılarla, amatörce gayretlerle yürütülemeyeceği hemen anlaşılacaktır.

Böyle bir dava, bilgili, kültürlü, yaşadığı devri idrak etmiş, ruh dünyası sonsuzdan gelen ışıklarla pırıl pırıl, güç ve kuvvetini Yaratıcı’nın iradesiyle bütünleşmede arayan, kafa ve kalb izdivacına muvaffak olmuş nesillerle temsil edildiği ölçüde ümit verici ve istikbal vaad edici olacaktır. Aksine, bin bir zahmetle ve birer birer elde edilen şeyler, toptan yıkılıp gidecek; yıkılıp giderken de arkadakilerin inanç ve ümitlerini de beraber götürecektir.

119