İçeriğe geç

İkinci Cihan Harbi askerî olduğu kadar aynı zamanda içtimaî buudluydu.. dolayısıyla beraberinde dünya çapında büyük komplikasyonlar da getiriyordu. Denebilir ki, bu harpte dünya muvazenesi, o güne kadar hiç bozulmadığı şekilde bozuldu, bütün değerler altüst oldu, topyekün kriterler değişti; derken, insanlık tam yarım asır devam edecek olan bir bocalama devresine girdi. Bu geniş zaman diliminde, değişik sistem arayışı ve sistem denemelerinin yanında çok korkunç içtimaî gelgitler yaşandı: Yığınlar kâh sağa tos, kâh sola tos, bir girdaptan başka bir girdaba koşup durdu ve âdeta bir mahşer dehşeti yaşadı. Bugün hâlâ duyup durduğumuz, sosyalizm, komünizm, Maoizm, Leninizm, nasyonel sosyalizm ve proletarya hâkimiyeti gibi tabirler, o karanlık günlerin acı hatıralarıdır ve ileride, içtimaî hareketler tarihi medfeninde birer müstehâse (fosil) olarak sık sık hatırlanacak ve bu “veyl” çağına lânetler yağdırılacaktır.

Şimdilerin zulmü, gadri, tecavüzü, tasallutu ise, perdesiz, hâilsiz, mümaşatsız, açıktan açığa ve mazlumun, mağdurun gözünün içine bakıla bakıla icra ediliyor. Buna ister hakkın kuvvete yenik düşmesi, isterse kuvvetin çılgınlığı, hak ve hikmet bilmezliği densin, netice değişmez.. geçmişte beş-altı asırda işlenmiş bütün cinayetlerin, yıkılan hanümanların, harap olan umranların, bilmem kaç katının, şu beş-altı seneye sıkıştırıldığını ürpererek müşâhede etmedik mi? Saraybosna’dan Cezayir’e, Habeşistan’dan Suriye’ye, Filistin’den Asya Steplerine kadar çok geniş bir dairede, yıllardan beri görüp duyduğumuz vahşet değil de ya nedir.? Ve daha kim bilir ne kadar yerde duyulmayan ne kadar zalim “hayhuy”u ve mazlum çığlıkları inleyip duruyor..?

87