İçeriğe geç

Vicdanın dilini dinlemeyenler, onu anlayamazlar.. gönül gözleriyle bakmayanlar, onu kendi orijiniyle göremezler.. Gazzâlî’nin ifadesiyle, “Akl-ı meâş, akl-ı meâd’e dönüşmez.” ve Mevlâna’nın deyişiyle, “akl-ı türâbî, akl-ı semavîye inkılap etmezse”, en yüksek mantıklar bile mantıksızlığa düşmekten kurtulamazlar. İnsanlık, var olduğu günden beri hep akıl ve kalb zıtlaşmalarının gürültüleriyle yaşadı. Şimdilerde olsun, eğer yeni bir “şeb-i arûs”la akıl ile kalbin izdivacını gerçekleştiremezsek, daha uzun süre bu iç çelişki devam edeceğe benzer.

6