O gün, şimdilerde her yönüyle çökmeye yüz tutmuş, sarsık, fersiz, durgun ve çaresizlikten sürekli geçmiş günleri sayıklayan, ağzını her açışında bir sürü şikâyetle boşalan somurtkan ve ölgün yüzlerin yerinde, gökçek çehreler, ümitle parıldayan gözler, inşirahla çarpan sineler, bir gözleri dünyada, öteki ukbada ve ruhlarında kurdukları muvazeneyi dünyaları üflemeye azmetmiş şen-şakrak azim ve irade insanları olacaktır. Aslında bu ülke ve insanımızda millî ve dinî değerlerimiz hiçbir zaman tamamen terk edilmemiş ve tarih şuuru da unutturulamamıştı; milletin bazı kesimleri durgun ve yorgun görünse de, onun duygu ve düşünce ufkunda sürekli geçmişin şanlı günleri tüllenip durmuş ve en perişan, en bitkin olduğu dönemlerde bile onda hep yeniden var olma aşk ve ümidini şahlandırmıştı.