İçeriğe geç

İslâm’a göre insan, insan olması itibarıyla üstündür. “Doğrusu Biz insanoğlunu çok şerefli yarattık.” O, Allah’a, peygambere intisabıyla bu ilk pâyeyi silinmeyecek şekilde perçinler. “İzzet; Allah’a, Resûlüne ve (dolayısıyla da) mü’minlere aittir.” Hele inancı istikametinde ortaya koyduğu cehd ve gayretlerle o, âdeta, yeryüzünde Hakk’ın gözdesi gibidir. “Bizim yolumuzda gayret gösterip mücahede edenlere, Biz de mutlaka muvaffakiyet yollarını gösteririz; şüphesiz Allah ihsan erleriyle beraberdir.”, “İman edip salih amel işleyenlere Hazreti Rahmân insanların gönlünde sevgi yaratır.”… gibi fermanlarıyla Kur’ân-ı Kerim, hep insanın farklı buudlardaki bu üstünlüğünü seslendirir. Evet, imanı, mücahedesi, salih ameli, yaratılışıyla mazhar olduğu her şey, ondaki insanî değerler üzerine kurulmuş birer bünyan ve onun mahiyet atkıları üzerinde işlenmiş birer dantela gibidir. İnsan, daha sonra elde edeceği mazhariyetlere, şöyle veya böyle, irade, cehd, gayret unvanları altında birer bedel sunar ama, insanlık dediğimiz ilk mevhibe hiçbir karşılık ödenmeden elde edilmiştir ve tamamen cebrî-lütfî ilâhî bir bağıştır.

39