Kabir sıkmasını Sa’d b. Muaz (radıyallâhu anh) gibi seviye insanı bir sahabide de görüyoruz. Sahih hadis kaynaklarına göre, Muaz (radıyallâhu anh) kabre konunca Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Fe sübhânallah, kabir Sa’d b. Muaz’ı da sıkarsa!” buyururlar.11 Demek ki, kabrin tazyik etmeyeceği insan yok. O Sa’d ki, vefatında Cibril (aleyhisselâm) gelip “Sa’d’ın ölümüyle Arş ihtizaza geldi Yâ Resûlallah!” demişti. Cenazesine iştirak eden Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ayaklarının ucuna basarak yürüyünce, sebebi soruldu ve şöyle cevap verdiler: “Cenazesini teşyî’ için o kadar melâike geldi ki…”12 Sa’d (radıyallâhu anh) oydu… Sıkma da bu… Ya biz!..
15. Berzah âleminde ruh ne yapar?
Ruhlar, cesetlerinin bulunduğu kabirlere mânevî vasıta ve kablolarla bağlı bir kulak bırakarak, kendileri için bir nevi kışla ve bekleme salonu olan berzah âlemine giderler. Kabre intikalleriyle beraber ruhlar, birtakım temessül ve menfezlerle karşı karşıya kalırlar. Dünyadaki amelleri, o âlemde belli bir keyfiyet ve hüviyet kazanmış olarak karşılarına çıkar. Namazları, Kur’ân’ları, Allah (celle celâluhu) yolundaki hizmetleri, tesbihleri orada gönüllerine inşirah ve sürur verici birer enîs, birer dost olarak bulurlar. Cennet’e ait pencereler açılır; nazarlarına en latîf sermedî manzaralar, güzel tablolar arz edilir ve Cennet’lerini seyredip dururlar. Dünyada çirkin yaşayanlara, temessüller de çirkin olur ve onlara Cehennemler gösterilir. Biri, kıyametin bir an önce kopmasını arzularken, diğeri hiç kopmamasını ister. Berzah âleminde kıyamet koptuktan sonra ne kadar kalınacağını ancak Allah (celle celâluhu) bilir.
Dipnotlar
- 11 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/55; et-Tabarânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 12/232.
- 12 Buhârî, menâkıbü’l-ensâr 12; Müslim, fedâilü’s-sahabe 123, 125; Tirmizî, menâkıb 50; el-Heysemî, Mecmeu’z-zevâid 9/308-310.