Ehâdîs-i Nebeviyede de bu cümleden olarak bir hayli sıfat göstermek mümkündür: يَسْأَلُ الْمَلٰئِكَةَ20 sözündeki “sual”; يَأْمُرُ21 ve يَنْهٰى22 kelimelerindeki “emr u nehy”; يَشْهَدُ23 sözünden anlaşılan “şehadet”; يُهَرْوِلُ24 kelimesinden çıkan “hervele”; يَتَقَرَّبُ بَاعًا25’daki “takarrüb”; يَنْزِلُ إِلَى سَمَاءِ الدُّنْيَا26 ifadesindeki “nüzûl”; keza يُحِبُّ27, يُبْغِضُ28 ve يُرٰى فِي أَحْسَنِ صُورَةٍ29, يَفْرَحُ30, يَضْحَكُ31, يَقْبِضُ32, يَبْسُطُ33, يُجَادِلُ34, يَعْجَبُ35, مَا مِنْ أَحَدٍ أَغْيَرُ مِنَ اللّٰهِ36 ve أَنَا مَعَهُ إِذَا ذَكَرَنِي37… gibi kelime ve cümlelerden münfehim olan “muhabbet, buğz, ahsen-i sûret, ferah, dahik, kabz u bast, mücadele, aceb, gayret, maiyyet” kelimeleri de bu kabîl sıfatlardandır.
Dipnotlar
- 20“Meleklere sorar.” (Buhârî, mevâkîtü’s-salât 16, tevhid 23; Müslim, mesâcid 210)
- 21“Emreder.” (Buhârî, tefsîru sûre (22) 1; Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 274)
- 22“Yasaklar.” (Buhârî, edeb 74, eymân 4; Müslim, eymân 1)
- 23“Şahit olur.” (Tirmizî, tefsîru sûre (24) 4; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/60)
- 24“Serîan iltifat ve teveccühte bulunur.” (Buhârî, tevhid 15; Müslim, zikir 2, tevbe 1)
- 25“Hemen hüsn-ü teveccühle mukabele eder.” (Buhârî, tevhid 15; Müslim, zikir 2, tevbe 1)
- 26“Dünya semasına rahmetini yağdırır.” (Buhârî, teheccüd 14; Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 168-172)
- 27“Sevme muamelesi gösterir.” (Buhârî, menâkıbü’l-ensâr 4; Müslim, îmân 129)
- 28“Gazap eder.” (Buhârî, menâkıbü’l-ensâr 4; Müslim, îmân 129)
- 29“En güzel surette görünür.” (Tirmizî, tefsîru sûre (38) 2-4; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/368)
- 30“Zâtına has bir mahiyette sevinir.” (Buhârî, daavât 4; Müslim, tevbe 2-3)
- 31“Hoşnutluğunu izhar eder.” (Buhârî, ezan 129; Müslim, îmân 299)
- 32“Kabz, sıkma ve avucuna alma mânâlarına gelmektedir.” (Buhârî, tevhid 19; Müslim, sıfâtü’l-münâfıkîn 23)
- 33“Tevbe ve istiğfar için ellerini açıp duaya duranlara afv ü mağfiretle mukabelede bulunur.” (Müslim, tevbe 31; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/395)
- 34“Mücadele eder.” (et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 19/11)
- 35Tirmizî, daavât 46; Ebû Dâvûd, cihad 74.
- 36“Allah’tan daha gayûru yoktur.” (Buhârî, küsûf 2; Müslim, küsûf 1)
- 37“Kulum Beni andıkça Ben rahmet ve inayetimle hep onun yanındayım.” (Buhârî, tevhid 15; Müslim, zikir 2, tevbe 1)
142