Bu sebeple “Cihanın dört bir yanına açılan, şu kadar okul açan, bu kadar faaliyet yapan bir cemaatin fertleriyiz!” diyerek aidiyeti ön plâna çıkarmak bizim için büyük bir yıkım olur. Ferdî enaniyetten kurtulma adına ‘ene’yi (beni) yırtıp ‘nahnü’yü (bizi) göstermeye çalışmalıyız. Bu sefer de cemaat enaniyetine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağımız için ‘nahnü’yü de ayaklarımızın altına almalı ve ‘hüve’yi (O’nu) göstermeliyiz. İyi bilmeliyiz ki hepimiz her zaman O’na muhtacız; O ise hiçbir zaman hiç kimseye muhtaç olmayan bir Zât-ı Ecell ü Â’lâ’dır.
Üst üste fetihlerin yaşandığı, medyanın meseleyi abarttığı, herkesin sizden sitayişle bahsettiği bir dönemde duygu ve düşüncelerin kontrol edilmesi çok zordur. Bu zorluğun üstesinden gelebilme adına, sürekli ellerimizi açıp, “Allah’ım bizi kendimize ‘hiç ender hiç’ göster!” demeliyiz. Yapılan hizmetlerin âhirette kişi adına önemli birer kazanım hâline gelmesinin yolu da buradan geçer. Aksi takdirde insanın ‘enaniyetle’ işlediği amellerin âhirette ona bir faydası dokunmayacaktır.