İçeriğe geç

Sonuç olarak farklı grup ve heyetler hâlinde ilmî meseleleri müzakere ederek, karşılaştırmalar yaparak tefekkür, tedebbür ve tezekkür kabiliyetlerimizi geliştirmeli, ilmî ve fikrî alanda derinleşebilmeliyiz. Bundan sonra Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat çizgisinde yeni tefsirler, fıkıh kitapları ve diğer ilim dallarında yeni eserler ortaya konabilir, daha başka alanlara dair çalışmalar yapılabilir. Çok zengin bir geleneğe sahibiz. Tarihimizde devasa kâmetler yetişmiş ve onlar tarafından ölümsüz eserler kaleme alınmış. Öncelikle bu birikimden yararlanmalı, ayağımızı sağlam bir zemine basmalı ve akabinde geleceğe yürümeliyiz. İlmî ve fikrî açılımların Kur’ân ve Sünnet’in ruhuna uygun olmasını istiyorsak öncelikle bastığımız zeminin sağlam olmasına dikkat etmeliyiz.

72 Bediüzzaman, Sözler s.839 (Konferans).

156