İçeriğe geç

Varlığa bu gözle bakamayanlara gelince; onlar üzerlerine sağanak sağanak dökülen nimetler karşısında küstahlaşır, laubalileşir ve şımarırlar. Üstad’ın misalleri içinde memer (nimetlerin üzerinde tecellî ettiği, gelip geçtiği bir varlık) olduğu hâlde mazhar olduğunu (o nimetlerin mazharı olduğunu, onları hak ettiğini) zanneder.1 Hâlbuki Allah’a karşı saygılı olmak, temkin içinde O’na şükür hisleriyle dolmak, bizleri şımartacak ölçüde başımızdan sağanak sağanak yağsa da nimet karşısında şımarmamak, o nimetleri ihsan eden Rabbimize ciddiyet içinde mukabelede bulunmak gerekir. Allah insanı bir ayna yaptıysa, insan ayna olmasını bilmelidir. Her tavrında, her davranışında, her sözünde, her düşüncesinde, her mülâhazasında O’nu göstermelidir. Bu peygamberane bir tavırdır. Evet, peygamberlerin hepsi böyle hareket etmiş ve bununla bütün insanlara ışık tutmuş, rehber olmuşlardır. Vesâyet çağrısıdır bu aynı zamanda ve bu çağrıya icabet edilmelidir. Tarih şahittir ki, buna icabet edenler aldanmamıştır.

Hâsılı; hem peygamberî bir bakışa, insibağa, nazar ve teveccühe ulaşmak, evirip çevirip her şeyi ubûdiyet sırrına bağlamak, mişkat-ı sünnetin ışığı altında meseleleri çözmek, hem de bunlara mazhar olduktan sonra kendimizi rahat ve rehavete salmamak, şatahata girmemek için Nebi vesâyetine ihtiyacımız var.

Peygamberlere Saygı ve Bozulan Dengeler

45