İçeriğe geç
9. Bölüm

Bozuk Kalblerin Hırıltıları

Soru: Bir âyet-i kerimede “Bilmediğin şeyin peşine düşme!”1dendikten sonra kulak, göz ve kalb gibi organların da yaptıklarından mesul oldukları vurgulanıyor. Bu âyeti nasıl anlamalıyız; bu ilâhî emrin gereği olarak nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap: Cenâb-ı Allah, İsrâ sûresinin 36. âyetinde “Bilmediğin şeyin peşine düşme! Çünkü kulak, göz, kalb gibi azaların hepsi de işlediklerinden mesuldür.” buyurmuştur. Bu âyet-i kerimeyi doğru anlayabilmek için, dünya ve ahiret hayatımız hesabına faydalı olan bilgiyi öğrenme alanı ile kesin bilgimiz olmayan konularda zannımıza göre hükme varma ve bu zannın peşine takılarak insanların gizli hâllerini araştırma mevzuunu birbirinden ayırt etmemiz gerekir.

Peygamber Mirası

İslâm; ilme, okumaya ve öğrenmeye büyük önem vermiştir. O kadar ki, nazil olan ilk vahiyde okumaktan, kalemden ve talimden bahsedilmiştir. Dinî görevlerini yerine getirecek ve helâl ile haramı, hak ile batılı birbirinden ayırt edebilecek kadar bilgi sahibi olması her Müslümana farz kılınmış; fizik, kimya, tıp ve matematik gibi ilimler de en azından bazı Müslümanlar tarafından öğrenilmesi gereken, aksi takdirde toplumun bütün fertlerinin sorumlu olacağı birer farz-ı kifaye sayılmıştır.

126