– Nereye gidiyorsunuz?
– Ailemin yanına gidiyorum.
– Sizi daha hayırlı bir yola yönlendirmek istesem gitmek istemez misin?
– Nedir o yol?
Efendimiz, yol üzerindeki bir ağaca, yanına gelmesi için işaret eder. Ağaç Efendimiz’in yanına gelir ve herkesin duyacağı şekilde, “Muhammedü’r-Resûlullah” der. Böylece bedevî daha hayırlı yolun hangisi olduğunu anlar ve İslâm’ı seçer.3
İmanı takviyeye, bazı gözleri açmaya mâtuf bine bâliğ mucize, akıl ve irade üstü hususî birer lütuf ve o mucizeler kahramanı için de birer belgedir. Evet, Peygamber Efendimiz, her mucizesi ile birçok gönlü açmış bir hârikalar insanıdır. Ama O’nun en büyük hizmeti, iradeyi harekete geçirip aklı uyarması olmuştur. Mucizeler, ilk vesile ve bir tembih, akıl ve irade ise sonuna kadar bu uyanmanın hakkını edâ edip, o tembihe saygılı kalmanın esaslarıdırlar.
Peygamber Efendimiz bütün bütün akla kapıları açmış ama insanların iradeleri ellerinden alınmamış ve onları hiçbir zaman cebren imana zorlamamıştır. Zira bazen onlar mucizeleri bile “Bu apaçık bir sihirdir, bir göz yanılmasıdır.”4 türünden ifadelerle kendilerince izah yoluna gitmişlerdir. Herhalde akla kapı açma ve ihtiyarı elden almama mülâhazası da bu çerçevede anlaşılmalıdır.
Dipnotlar
- 3 Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/298-299. Yakın ifadeler için bkz.: Dârimî, mukaddime 4; İbn Hibbân, es-Sahîh 14/434.
- 4 Mâide sûresi, 5/110; Yûnus sûresi, 10/76; Neml sûresi, 27/13; Sebe’ sûresi, 34/43; Sâffât sûresi, 37/15; Ahkaf sûresi, 46/7; Saff sûresi, 61/6.