f. Ensardan Meçhul Bir Muhasebe Kahramanı
Hz. Huzeyfe’nin (radıyallâhu anh) naklettiği hâdisede şunlar anlatılır: Kalbine Allah korkusu düşen ensardan bir genç evine kapanmış ve gece-gündüz ağlıyordu. O kadar ki, zayıflamış ve tamamen güçten, takatten kesilmişti. Bu durum Resûlullah’a haber verildi. Allah Resûlü gencin yanına gelince, genç son bir kere daha gücünü kullanarak dizlerini zorladı ve Nebiler Serveri’nin teşrifini istikbal için ayağa kalkıp kendisini O’nun kollarına attı. Allah Resûlü de ona sımsıkı sarıldı. Biraz sonra Allah Resûlü kollarını gevşettiğinde, genç ayaklarının dibine yığılıverdi. Bunun üzerine sevgi, şefkat ve merhamet peygamberi Efendimiz, gözleri çok derinlere dalmış şöyle buyuruyordu: “Kardeşinizi defnedin. Korku onun ciğerlerini parçalamış. Kuvvet ve iradesi ile yaşadığım Allah’a yemin ederim ki, Allah onu Cehennem’den korumuştur. Kişi umduğunu ister, korktuğundan da kaçar.”48
Muhasebe Cemaati
Asr-ı Saadet’te Peygamberinden onun halifelerine, halifelerinden halkına, halk içinde erkeğinden kadınına, kadınından küçük çocuğuna kadar hemen her kesimiyle iliklerine kadar muhasebe duygusu işlemiş farklı bir toplum yetişmişti. Bu öyle bir toplumdu ki, onu teşkil eden fertlerden hangisinin sinesine bakılabilseydi, orada Allah korkusu, Allah saygısı ve muhasebe duygusunun buhur buhur tütüp durduğu görülecekti… Sahabenin ifadesiyle Resûl-i Ekrem namaz kılarken sinesinden değirmen taşlarının çıkardığı seslere benzer sesler duyulduğu gibi;49 en büyük sahabiden en küçüğüne kadar hemen herkeste de aynı saygı, aynı haşyet ve aynı duyarlılık söz konusuydu…
Dipnotlar
- 48 el-Hâkim, el-Müstedrek 2/536; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 1/530.
- 49 Ebû Dâvûd, salât 161; Nesâî, sehv 18.