İçeriğe geç

İslâmiyet, kendine has üslûbu, metodları ve beşerî problemlere çözüm teklifleri açısından, semavî ve gayri semavî bütün sistemlerden farklıdır ve o her yönüyle tam bir mükemmellik örneğidir: Evet o, insanın bütün temel hususiyetlerini, zihnî, fikrî, ruhî bütün melekelerini nazara alarak onu çok geniş bir çerçeveye oturtur, sonra değişik yüklemelerde bulunur; ne bazı felsefî ekoller gibi sadece onun aklına ve fikrine yönelerek hislerini ihmal eder ne de vicdan mekanizmasını görmezlikten gelerek onu, sırf bir aklî ve mantıkî varlık gibi değerlendirir. Aksine, İslâmiyet insana, Yaradan’ın gözüyle bakar.. onu, tecezzi ve inkısam kabul etmeyen, bütünlüğüyle sağlam bir blokaja oturtur.. iç ve dış duygularının bütün isteklerini cevaplandırır.. ve onu, varlığının maddî-mânevî bütün unsurlarıyla dünyevî-uhrevî mutluluğa ve Cennet’e ehil hâle gelmeye hazırlar.

Mebdeden müntehâya bütün bu hususların gerçekleştirilmesine gelince, onu, daha genişçe tahlil edecek mütehassıs kalemlere bırakıp şimdilik bu konuya da bir nokta koyup geçiyoruz.

121