Toprak Ve Gül
Soru: Sadî’nin Gülistan’ında yer alan, “Toprak ol toprak ki gül bitiresin; zira topraktan başkası gül bitirmez.” sözünün kulluk anlayışımız açısından ifade ettiği mânâlar nelerdir?
Cevap: Bu güzel sözü, öncelikle hakikat mânâsında ele alacak olursak şunları söyleyebiliriz: Gül, sadece toprakta biter. Granitin, mermerin veya demirin üzerinde gülün neşv ü nema bulması mümkün olmadığı gibi, insanlar nazarında çok kıymetli olan gümüş, altın, zebercet ve yakut gibi değerli madenler üzerinde de gül bitmez.
Esasında öldükten sonra insanların toprağa gömülmesini de bu espriye bağlayabilirsiniz. Ölen bir insan, kaldırılıp bir kenara atılmıyor. Bilakis o, öbür tarafa ait güller bitirmesi için toprağa gömülüyor. Bu, ister acbü’z-zeneb hakikatine, isterse başka bir yoruma bağlansın, insanda öyle bir öz var ki, Allah (celle celâluhu) onun üzerinden insanı yeniden ihya buyuruyor. Fakat bu dünyada henüz toprağa gömülmeden mânen kendisini çürümeye salmış bir insanın ukba yamaçlarında bir gül hâlinde arz-ı endam etmesi mümkün değildir.
Kulluğun Zirvesi: Secde
Öteden beri toprak, hep tevazu ve mahviyetin misali olarak zikredilir. Çünkü o, ayaklar altında ezilmesine rağmen, insanlar ve diğer canlılar için –Allah’ın (celle celâluhu) izni ve inayetiyle– hep bir hayat kaynağı olmuştur. Dolayısıyla insan da yüzü yerde olduğu, hangi konumda bulunursa bulunsun kendisini hep sıfır gördüğü, Allah karşısında el pençe divan durduğu sürece yükselip meyve verecektir. Ancak o, büyüklük taslayıp havada uçmaya kalkıştığında ise er yada geç tepetaklak yuvarlanıp gidecektir.