İçeriğe geç

Bu örnekleri çoğaltabilir, mesela şöyle diyebilirsiniz: Hak yolunda koşan niceleri vardır ki; yolun öbür ucuna gittikleri zaman ne yâri ne de dildârı görebilirler. Çünkü onlar yolda yapmaları gerekli olan işleri kirletmişlerdir. Onlar yolda yürümenin adabına riayet etmemiş, istikameti bulamamış ve hep düşe kalka yürümüşlerdir. Burada düşe kalka yürüyenlerin, yani istikametsiz yaşayanların orada başlarına gelecek şey de, –hafizanallah– bütün bütün kapaklanmadır. Nitekim Yüce Allah, إِنَّ الْمُجْرِمِينَ فِي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ ۝ يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ“Mücrimler tam bir sapıklık ve çılgınlık içindedirler. O gün onlar yüz üstü Cehennem’e sürüklenir ve kendilerine, ‘Ta­dın Cehennem’in dokunmasını!’ denilir.”30 ferman-ı sübhanisiyle, burada heva ve heveslerine takılarak sürüm sürüm bir hayat yaşayanların, öbür tarafta yüzleri üstüne sürüm sürüm Ce­hen­nem’e gireceklerini haber vermiştir. Evet, burada heva ve heveslerine esir olmuş, nefsin tasmalı köleleri hâline gelmiş kimseler öbür tarafta öyle bir kapaklanırlar ki, hiçbir şefaat onlara kâr etmez. Nitekim Cenab-ı Hakk’ın,فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِعِينَ“Artık onlara, şefaat edenin şefaati fayda vermez.”31 kavl-i kerimi de böyleleri içindir.

İşte böyle bir kötü âkıbete maruz kalmamak için, Allah’a (celle celâluhu) müteveccih yaşamak gerekir. İnsandan Allah’a giden bir şey olması lazım ki, O’ndan da insana bir şey gelsin. Eğer burada Al­lah’a karşı saygı, tazim ve tebcil duygularıyla dopdolu bir hayat yaşanırsa, orada da insana Allah’tan inayet adına uzanan bir el olur ve en muhtaç olduğu bir zamanda onu sürüm sürüm olmaktan kurtarır.

65