İçeriğe geç

Bu açıdan mâneviyata açılması için insanın, iradesinin hakkını vermesi, hâdiseleri iyi süzmesi ve daha baştan hiçbir şeyin mânâsız olmadığına inanması gerekir. Öyle ki insan elinden düşen ve kırılan bir bardağın bile “te’vil-i ehâdis” açısından mutlaka bir mânâsının olduğunu bilmeli ve o bardağın kırılmasının ifade ettiği mânâ ve mesajı anlamak için üzerinde düşünmelidir. Fakat yanlış anlaşılmasın, bu bakış açısı, hâdiseler karşısında iyi veya kötüye yorarak biriyle şımarma, diğeriyle de ümitsizliğe kapılma demek değildir. Bilakis her bir hâdisenin kendi diliyle anlatmak istediği bir mânânın olduğunu kavrama demektir.

Metafizik Âlemlere Açılmanın Sırlı Anahtarı: Dua

Varlığın metafizik buudunu görebilmek için ikinci olarak insanın, ibadet ü taat yoluyla nazarî olan bilgilerini derinleştirmeye çalışması gerekir. Hiç şüphesiz en önemli ibadetlerin başında dua gelir. Çünkü o, Allah’a (celle celâluhu) karşı hâlis bir ubûdiyetin ad ve unvanıdır. Dua, sebepler üstü bir ibadet olduğu için, insanı sebepler üstü ufka ulaştırmada en önemli merdivendir.

Peki, insanın duada Allah’tan isteyeceği en önemli ve en bü­yük talebi ne olmalıdır?

Mesela biz, sabah akşam dualarımızda, اَلَّلهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ وَاَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ الْاَبْرَارِ diyor ve Cehennem’den âzât olma, Cennet’e kavuşma arzumuzu dile getiriyoruz. Cehennem’den uzak kalma ve Cennet’e girme hakikaten bir insan için çok önemli hâdiselerdir. Fakat işin doğrusu, insanın bunlardan daha öte, istemesi gereken bir talebi olmalıdır: O da, Allah’ı doğru bilmeyi ve hiçbir zaman O’ndan gafil olmamayı taleptir.

52