Günümüzden bakarak, o dönemde işlenen şenaat ve denaet ölçüsündeki çirkinlikleri bütün açıklığıyla göremez ve resmin bütün detaylarına vâkıf olamazsınız. Öyle ki, o dönemde yaşamış büyük allâmelerden bazıları bile zikzak çizmişlerdir. Mesela sizin de saygı duyduğunuz büyük âlimlerden bazılarının eserlerine baktığınızda, evolüsyon ve transformizme mümâşat yaptıklarını görürsünüz. Hatta bazıları, evolüsyonun nazariye olduğunu, bir gün pozitif ilim tarafından bunun ortaya konulması durumunda Kur’ân âyetleriyle bunun telif edilebileceğini söylemişlerdir.
Evet, toplumun temel dinamikleriyle temelden sarsıldığı, kırılmaları kırılmaların, çatlamaları çatlamaların takip ettiği böyle bir dönemde, hâdiselere bütüncül bir nazarla bakmasını bilen, sebep ve sonuçları birden gören üstün bir dimağ, İmam Rabbânî’ye çok güveni olduğundan onun bu tavsiyesini dikkate alıyor. Farklı bir ifadeyle, onun bu tefe’ülü kendi iç tefe’üllerine denk geldiğinden, o da bu iktiranı değerlendiriyor ve bu yolda yürümeye devam ediyor.
Yeni Bir Bakış Açısıyla Yepyeni Ufuklar