İçeriğe geç
“Hayâ sıyrılmış gitmiş öyle yüzsüzlük ki her yerde… Ne çirkin yüzler örtermiş meğer o incecik perde! Vefâ yok, ahde hürmet hiç, emanet lafz-ı bîmedlûl; Yalan râic, hıyanet mültezem her yerde, hak meçhûl. Mefâhir kaynasın gitsin de, kesilsin vicdanlar lâl… Bu izmihlâl-i ahlâkî yürürken, kalmaz istiklâl!”

Bu tür realiteler muvacehesinde mevcut bâdirelerden sıyrılmanın ve dalâlet seylaplarına kapılıp helâk olmadan kurtulmanın biricik çaresi de Allah’a iman, haşr u neşr inancı, hesap akîdesi ve kendimiz olma istikametinde milletçe yeni bir “ba’sü ba’de’l-mevt” çağrısı olsa gerek. Aksine, dünden bugüne başvurduğumuz muâlecelerin hiçbir işe yaramadığı açıktır.. evet,

“Muzdarip bütün toplum, ilacı bunun iman, İmana aç ruhlara başka bir derman azap…”

Bekleyip göreceğiz; belki bir gün Cenâb-ı Hak bizim de gözlerimizi açar.

235