İçeriğe geç

İnsan, islâmî dinamiklerin güç ve zenginliğine bakınca, her yanıyla mamur iller, cennetlerin izdüşümü kentler, firdevsleri andıran köyler-kasabalar, mutlu ve ümitli insanlar, hakikat aşkıyla gerilmiş araştırmacı ruhlar, ilim sevdasıyla kitaplar ve laboratuvarlar arasında gelip giden leylîler-nehârîler, çalışma yolunda uykusunu dakikalara düşüren seherîler ve Hakk’a adanmış ruhlar görmek istiyor… ama ne acıdır ki, görülen şeyler, görülmesi arzu edilenlerin tam aksine. Şimdilerde, bu koskoca coğrafyada, ne bir zamanlar cihanı baştan başa imar eden o ruh ve mânâ mimarlarına denk birkaç düzine entelektüel ne de yıkık-dökük yanlarımızı tamir edecek birkaç çırak göstermek bile mümkün değil…

40