İçeriğe geç

Resûl-i Ekrem’in de aynı şekilde dikkatlice anlatılması gerekir. Ben şahsen Resûl-i Ekrem’in, bugün bazı kimselerce sevilemeyişini, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun onlara çocukluk dönemlerinde tanıttırılmamasına bağlıyorum. O’nu yakından gören, tanıyan kimseler O’nu sevmiş, O’na aşık olmuş ve O’na gönül vermişlerdir. Asırlar ve asırlar boyu o kadar çok kimse Resûl-i Ekrem’in cazibesine kapılıp arkasından akıp gitmiştir ki, cihan tarihinde başka bir beşerin bu denli hürmet gördüğünü göstermek mümkün değildir. Ne var ki, Resûl-i Ekrem’i tanıyıp anlatmadan çocuğunuzun O’nu sevmesini beklemeniz doğru değildir. Bir dönemde tâli’li bir zümre O’nu gözleriyle gördü. Bir zümre de görenleri görmekle şereflendi ve onların gözleriyle O’nu görmeye çalıştı. Bu yaklaşım, Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem); “En hayırlı asır, benim asrım; ondan sonra da onların ardından gelen asırdır.”14 sözlerine bağlanabilir.

Beşerin bedevîlik devrinde, insanların ciddî bir kalb kasveti içinde çocuklarını diri diri toprağa gömdükleri.. hemen herkesin içki içtiği.. hatta belli ölçüde şuyûiyye fikrinin (komünizm ahlâkı) yaşandığı karanlık devirlerde bir hamlede hayat-ı içtimaiyeyi ıslah eden O Zât’ın da, icraatının da, cemaatinin de eşi menendi yoktur ve olamaz da. Evet O Zât, kendi çağındaki insanların âdeta beyin hücrelerine girip, kalblerine taht kurup, onların maddî-mânevî hastalıklarını bir anda tedavi ederek, örnek insanlar hâline getirip evc-i kemale çıkarması öyle harikulâde bir inkılâptır ki, cihan tarihinde eşini, emsalini göstermek mümkün değildir.15

110