‘Hoca, sabah namazını kıldı ve yastığının altından müdafaanamesini çıkartıp, parça parça etti. ‘Hoca, müdafaa yapmaktan vaz mı geçtin?’ dedim. ‘Efendimiz’i (sav) rüyamda gördüm. Bana, ‘Atıf, ne oluyor? Nedir bu müdafaa sevdan? Bize gelmek istemiyor musun?’ dedi. Artık, bu müdafaaya gerek yok’ cevabını verdi.
Hz. Osman, Hz. Ali ve Atıf Hoca Efendi’nin durumu, binlerce misalden sadece birkaçı.. Evet, sonunda ölüm de olsa, mü’minin kadere olan inanç ve teslimiyeti işte budur. Bu inanç, tevekkül ve teslimiyet değil midir ki, kuvvet dengesi her bakımdan aleyhimize olmasına rağmen, Çanakkale önlerinde İngilizleri Allah’ın izniyle yüz geri etmişizdir. Hâsılı, bu seviyede bir inanç ve teslimiyete ulaşmak hülyâmızdır, rüyamızdır. İnşâallah, en kâmil manada onu elde ederiz.