İçeriğe geç

Bazıları bu mertebe farklılığını bilmediklerinden dolayı, İmam Rabbanî ile Muhyiddin İbn Arabî gibi zatların bazı noktalarda birbirleriyle çatıştıklarını zannedebilirler. Aslında böyle bir çatışma kat’iyen varit değildir. Farklı mütalâalar ise, bunların tamamen farklı buudlarda olmalarından kaynaklanmaktadır.

Bazen bu mertebelerde bulunan insanların şuurları, içinde bulundukları hale taallûk eder. İşte o zaman Muhyiddin İbn Arabi, ‘Bizden olmayan, bizim eserlerimizi okumasın’ der. Bunu anlamak zordur ve bir ölçüde şeriatla te’lifi de mümkün değildir. Hallac-ı Mansur’un ‘Ene’l-Hakk’ demesi de bu cümledendir. Bu tür sözler, zâhirde, şeriata zıd gibi görünür ise de, esasen bu zatlar, içinde bulundukları makamın gereğini yerine getirmektedirler. Ahmed Emin, gibilerin bu konuyla alâkalı in’ikadları, indî, haricî dolayısıyla da haksızdır. Çünkü bu gibi durumlar bir ‘hal’ meselesidir. ‘Kal’in ‘Hal’e tercüman olması ise hayatî bir mevzuu işâretlerle anlatmaya benzer.

254