İçeriğe geç

Rızık vermek, beslemek, yedirip içirmek anlamındaki terzîk de fiilî sıfatlardandır. Yiyip içecek nesnelerden, bütün maddî-mânevî muhtaç olduğumuz şeylere kadar hemen hepsi rızık kategorisine dahil, Rezzâk ism-i şerifine bakmakta ve terzîk sıfat-ı mübeccelesine râci’dir. Kur’ân-ı Muciz, “Ey iman edenler! Size ihsan ettiğimiz rızkın temiz ve helâl olanından yiyiniz.”55; “Müttakiler gaybî âlemlere inanır, namazlarını tam tekmil eda eder ve kendilerine ihsan ettiğimiz rızıktan da infakta bulunurlar.”56; “Biz senden rızık istemiyoruz; aksine sana rızık veren Biziz Biz.”57; “De ki: Kimdir o gökten ve yerden size rızık lütfeden?”58; “Rızkınızı Allah nezdinde arayınız; yalnız O’na ibadet ediniz ve O’na şükürde bulununuz.”59; “Allah kullarından dilediğine bol bol rızık verir ve istediğinin de nasibini keser.”60… gibi onlarca âyetiyle O’nun Rezzâk-ı âlem olduğunu hatırlatır ve terzîk sıfat-ı celîlesine vurguda bulunur.

Bu tür fiilî sıfât-ı sübhaniyenin yanında, tanzim etmek, güzelleştirmek, sevindirmek, nimetlendirmek, muzaffer kılmak, mağlup etmek… gibi pek çok tekvîn yörüngeli fiilî sıfattan bahsetmek de mümkündür. Ne var ki, konumuz sıfât-ı sübhaniye hakkında icmalî bir bilgi verme esasına göre ele alındığı için “Niyetin serhaddini aşmayalım.” diyor ve bu bahsi de noktalıyoruz. Her şeyin doğrusunu Allah bilir…

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ عَفْوَكَ وَعَافِيَتَكَ وَرِضَاكَ وَتَوَجُّهَكَ وَنَفَحَاتِكَ وَأُنْسَكَ وَقُرْبَكَ وَمَحَبَّتَكَ.
وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى أَشْرَفِ مَخْلُوقَاتِكَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَاٰلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ.
139