İçeriğe geç

Bu açıdan İnsanlığın İftihar Tablosu’nun âdet-i seniyyelerini yapmaya mecbur olmasanız da, bir mü’min olarak kat’iyen onu hafife alamazsınız, almamanız gerekir. Meselâ Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) istirahat buyururlarken, mübeccel ve mukaddes ellerini başlarının altına kor, mübarek bacaklarını kıvırır ve sağ taraflarına yatarlardı.3 Bir insan bu şekilde yatmasa, meselâ, bacaklarını açsa, sırt üstü yatsa, o insan elbette ki dinden çıkmaz. Fakat bu insan, –hafizanallah– Efendiler Efendisi’nin (aleyhi salavâtullahi ve selâmuh) bu yatış şeklini hafife alacak ifadeler kullanırsa, onun sukût etme ihtimali vardır. Görüldüğü gibi bu oldukça nazik bir meseledir.

İbadet çerçevesinde arz etmeye çalıştığımız bu izahlardan da anlaşılacağı üzere en büyüğünden büyüğüne, büyük olanından küçük gibi görünenine kadar bütün ibadetleri yerine getirmek çok önemlidir. Kanaatimce Mâruf-i Kerhî Hazretleri’nin ifadesindeki “amel” kelimesine de işte bu perspektiften bakmak gerekir. Yani denilebilir ki, onun cümlesindeki amelden maksat, Cenâb-ı Hakk’ın emirlerine bağlılık içinde ve O’nun rızasını tahsil etme istikametinde gerçekleştirilen her türlü ameldir.

237