İçeriğe geç

Fakat günümüzde güven duygusu yerle bir edilmiş olduğundan kafalar çok karışık ve hemen her yerde âdeta bir paranoya yaşanmakta, bir paranoya hüküm sürmektedir. Dolayısıyla insanlar birbirine karşı ciddi bir önyargı içinde ve kimse birbirine güvenmiyor. Bu şartlar altında siz, inancınızın gereği olarak hep doğruluk peşinde olsanız ve yalandan tiksinti duyup hayatınızı hep doğruluk çizgisinde sürdürseniz dahi, yine de yeryüzünün değişik coğrafyalarında, bir kısım insanlar günümüzün bu kasvetli atmosferinin tesiri altında kalıp, yakından tanıyıncaya kadar size karşı belli bir korku, endişe ve önyargı içinde olacaklardır. İşte bu sebeple bir yolunu bulup mutlaka hem hâl dili, hem de beyan kabiliyetinizle doğruluğa kilitli, emniyet vaad eden bu iç dünyanızı, tabiî hâlinizi ifade etmeniz, ortaya koymanız ve böylece başkalarına bir güven insanı olduğunuzu anlatmanız gerekir. Aksi takdirde ister evliya, isterse asfiya olun, eğer muhatabınızda size karşı bir güven duygusu hâsıl olmazsa hiç kimseye olumlu bir şey anlatamaz, ruhunuzun ilhamlarını aktaramaz ve gönüllere kendi değerlerinizi kâmet-i kıymetince duyuramazsınız.

Bunun için yapılması gerekenlerden biri, farklı kültür ve anlayıştaki insanlarla bir arada olunabilecek zemin ve platformlar tesis etmektir. Meselâ, muhataplarınızı kendi mekânlarında ziyaret edip çaylarını içer, onları çay içmeye davet eder; yemeklerini yer, yemek yedirir ve böylece ortak zeminleri değerlendirip size karşı zihinlerde oluşabilecek muhtemel yanlış anlama ve yanlış telakkileri gidermeye çalışırsınız. Evet, farklı kültür ve anlayıştaki insanlarla aranızda bir hat tesis etmeniz, bir köprü kurmanız çok önemlidir. Çünkü sözlerinizle her zaman ifade edemeseniz dahi, ortak zemin ve müşterek platformlarda, çok defa tavır ve davranışlarınızla, lisan-ı hâlinizle bir güven insanı olduğunuzu ortaya koyabilme imkânı bulursunuz.

208