İçeriğe geç

Saniyen, günümüzde olduğu gibi helâl rızkın kazanılmasının çok zorlaştığı, her şeyin haramın kir ve levsiyatına bulaşıp öyle bir kanalın içinden çıkıp geldiği dönemler olabilir. Hâlbuki haram-helâl mevzuu dinimizde o kadar önemlidir ki, fukaha-i kiram Müslümanlığın helâl ve haramdan ibaret olduğunu söylemişlerdir. Bir insan namazını kılıp orucunu tutsa da, eğer helâlinden rızkını kazanma hususuna dikkat etmiyorsa ona kâmil bir Müslüman denemez. Evet, kâmil bir Müslüman, rızkının nereden ve nasıl geldiğine çok dikkat etmeli, onun içine bir arpa ağırlığı ölçüsünde dahi haramın girmesine asla meydan vermemelidir. İşte bir insan, helâl kazanç noktasında şartların ağır olduğu böyle bir zamanda, bu mevzu üzerine yoğunlaşır, dikkat kesilir, edip eylediği her şeyin helâlinden olmasına azamî derecede hassasiyet gösterirse, Cenâb-ı Hak da, bir yönüyle onun bu dert, gayret ve ızdırabını namaz, oruç ve hac gibi kabul buyurur.

292