Bu hususta görüş ortaya koyan İslâm âlimlerinden bazıları da sigara kullanmanın tahrimen mekruh olduğunu söylemiş; fakat –usûl-i fıkha âşina olanların bileceği üzere– bununla haram olduğunu kastetmişlerdir. Bu durum, onların usûlde gözettikleri bir prensipten kaynaklanmaktadır. Şöyle ki, onlar kıyasa göre haram olan, fakat Kur’ân-ı Mübîn’de ve Sünnet-i Sahîha’da açıkça haram olduğu belirtilmeyen hususlarda “haram” yerine “tahrimen mekruh” ifadesini kullanmanın daha münasip olacağını düşünmüşlerdir.3 Netice itibarıyla denilebilir ki, onlar bu ifadeleriyle sigaranın haram olduğuna hükmetmiş olmaktadırlar. Ayrıca “Hükmü mekruh olan bir fiil ısrarla işlenmeye devam edilirse haram hükmünü alır.” kaidesinden hareketle sigara kullanmanın kat’iyen tecviz edilemeyeceğini söyleyen âlimler de vardır. Bu kaide, daha önce de değişik vesilelerle ifade edilen, “Israrla devam edilen küçük günahlar büyük günah sayılır.”4 prensibini hatırlatmaktadır.
Hükmün Menatı ve Sigaranın Haram Oluşu
Aslında Kur’ân ve Sünnet’te olmayan bir mesele ile alâkalı bir hüküm ortaya koyabilmek için en önemli husus, o meselenin, fıkıh usûlündeki tabiriyle menatını tespit edebilmektir. Menat kısaca o hükmün dayanağı demektir. Tafsilatı usûl kitaplarında yer aldığı üzere, “tahrîcü’l-menat, tenkîhu’l-menat ve tahkîku’l-menat” şeklinde kısımlara ayrılır. Bunlardan birincisi hükmün dayandığı illeti ortaya çıkarma, ikincisi o hükme illet olamayacak unsurları ayıklama yoluyla asıl illeti tespit etme, üçüncüsü de hükmün illetinin başka hükümlerde de bulunup bulunmadığının ortaya konulması içtihadı/gayretidir.
Dipnotlar
- 3 Bkz.: Abdülkerim Zeydan, el-Vecîz s.46; Zekiyyüddin Şaban, İslâm Hukuk İlminin Esasları s.252.
- 4 Bkz.: el-Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb 2/204; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 6/394.