İçeriğe geç

Asr-ı Saadet’e bakıldığında da, müessiriyet mevzuunda zirveleri tutan ve her şeyiyle nur ve nuranî olan Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) etrafında yer alan sahabe-i kiram efendilerimiz arasında bile ciddî seviye farklarının olduğu görülür. Gerçi bizim gibi sıradan insanların, her birisi birer yıldız olan ve hangisinin arkasına düşersek düşelim hidayeti bulacağımız o nuranî zatları belli basamaklara yerleştirmesi ve seviyelendirmesi mümkün değildir. Bununla birlikte bir Hazreti Ebû Bekir veya bir Hazreti Ömer’le bir başka sahabînin aynı mertebede olmadığı da muhakkaktır. O hâlde diyebiliriz ki, sahabe-i kiram efendilerimizden her biri, ilâhî tecellîlerin nokta-i mihrakiyesi olan Habib-i Kibriya Efendimiz’den kendi istidat ve kabiliyetlerine göre istifade etmişlerdir.

255