İçeriğe geç

“İman etmedikçe Cennet’e giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe, olgun bir imana sahip olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız!…10 diyen Resûl-i Ekrem Efendimiz, pek çok hadislerinde selâmın önemi ve yaygınlaştırılmasının gereği üzerinde durmuştur. Bir sahabi, “İslâm’ın hangi işi daha hayırlıdır?” diye sorduğunda, Efendimiz, “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selâm vermendir.”11 buyurmuştur.

Evet, Peygamber Efendimiz أَفْشُوا السَّلَامَ diyerek, dilimizde de kullandığımız “fâş” kelimesinin farklı bir kipiyle selâmı yaygınlaştırmamızı, uğradığımız her yerde emniyet telkin etmemizi, tanısak da tanımasak da karşılaştığımız herkese selâm vermemizi ve selâmı hiç terk etmediğimiz bir adet hâline getirmemizi emretmiştir. Onu, insanların kalblerindeki kin ve nefreti eritecek, aradaki soğuklukları giderecek ve gönüllerde bir sıcaklık hâsıl edecek en önemli unsurlardan biri olarak saymıştır. Yalnızca dışarıda değil herkesin kendi evinde de selâm alıp vermesi gerektiğini de belirtmiş; yanında büyüttüğü Hazreti Enes’e, “Ailenin yanına girdiğinde selâm ver ki, sana ve ev halkına bereket olsun!”12 buyurmuştur.

Bonjur, Bonsuvar…

281