İçeriğe geç

Meselâ; insan namaza duracağı zaman konsantrasyonunu çok iyi ayarlamalı, nereye yöneldiğinin ve ne yaptığının farkında olarak tekbir getirmelidir. Avamca namaza durma, kalbin Allah’ı kastederek kıbleye yönelmesiyle olur. İşin havasçası ise, Allah’tan başka her şeyi kalbten söküp atarak sadece O’nu mülâhazaya alma şeklinde bir teveccühtür. İşte, bir insan niyet hesabına hazırlığını yapıp tam “Allahu Ekber” diyerek enaniyetini boğazlayacağı ve “Sen büyüksün, öyle büyüksün ki Senden başka büyük yok; Senin karşında bana sadece sıfırlık düşer.” mülâhazasıyla namaza duracağı esnada bir kabalığa şahit olsa, bütün duygu ve düşüncesi dağılır; ruh hâleti değişir ve kendini namaza tam veremez. Hele bir de o zat imamsa, onun namazı böyle bir kabalığa kurban gidince, arkasındakilerin namazları da kurban gider. Ciddiyetsizliğe maruz kalan insan –o imam da olsa– farkına varmadan namazda alır-verir, sürekli kelâm-ı nefsiyle konuşur; “Vay zavallı vay!” deyip durur, rükû’da سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ diyeceğine سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلَى der, namazı maruz kaldığı o ciddiyetsizliğin hâsıl ettiği düşüncelerle bitirir. İşte, o kaba ruhlu insan, o davranışıyla imamın namazdaki huşuuna mâni olduğu gibi, bir sürü insanın hukukuna da tecavüz etmiş olur..

244