Hariçten gelen bu leke ve kirlerin yanında, bir de dış dünyanın içe yansımalarından ve onların hâsıl ettiği yakışıksız düşüncelerden kalan izler oluyor. “Falan neden şöyle dedi, filân niye bunu yaptı?” şeklindeki bulanık fikirler hayalinizi delip geçiyor, bir kıymık gibi tasavvurlarınıza saplanıyor, hislerinizi yaralıyor. Hatta, içinize dert olan o söz ve davranışların muhatabı siz olmasanız bile, onlara maruz kalanların ahvâlini müzakere etmek sizin vazifenizmiş ve sanki üzerinize lâzımmış gibi, o meseleyi giderme imkânınız da olmadığı hâlde, beyhude suizanlara giriyor, içinizdeki kuşkuları büyütüyor, kendi kendinizi yiyip bitiriyor ve böylece farklı bir zihin kirliliğiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Şahsen, böyle bir zihnî kirliliği daha geniş alanlı görüyor, çoğu insanların bu derde müptela olduğunu müşâhede ediyor ve çok üzülüyorum.