Kur’ân-ı Kerim, Hazreti Yusuf’un kıssası münasebetiyle nefse itimat edilemeyeceğini açıkça dile getirir ve Zeliha’nın “Doğrusu, ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç, nefis daima fenalığı ister, kötülüğe sevk eder. Şüphesiz Rabbim gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur.)”3 dediğini nakleder. Müfessirler arasında, bu ifadenin, Hazreti Yusuf’a ait olduğu kanaati daha yaygındır. Fakat, bu sözü, nefsini tezkiye etmemeye matuf olarak Hazreti Yusuf’un söylediğini farz etmek uygun düşse bile, peygamberlerin doğuştan nefs-i mutmainne sahibi oldukları ve Yusuf Nebi (aleyhisselâm) için de nefs-i emmareden bahsedilemeyeceği düşünülünce; ayrıca, âyetin siyakına bakılınca Zeliha’nın söylediğini kabul etmek daha doğru olsa gerektir. Zira söz konusu âyette, Zeliha’nın konuşmasından sonra başka bir kâil, yani sözü söyleyen açıkça belirtilmemiştir; bu da onun sözünün devam ettiğini gösterir. Haddizatında, bu söz kime ait olursa olsun, asıl üzerinde durulması gereken mesele, Kur’ân’ın onu nazara vermiş ve nefs-i emmareye itimat edilemeyeceğini bildirmiş olmasıdır.
Dipnotlar
- 3 Yûsuf sûresi, 12/53.