Peygamber Efendimiz Ramazan’da birkaç gece teravih namazı kıldırmış; daha sonra, teravihte cemaat farz kılınır da Müslümanlar onu edaya güç yetiremezler endişesiyle yalnız kılmayı tercih etmiş;2 fakat, “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan namazını (teravihi) ikâme ederse onun geçmiş günahları bağışlanır.”3 diyerek ashabını bu namaza teşvik etmiştir.
Resûl-i Ekrem (aleyhissalatu vesselâm) bir başka hadis-i şeriflerinde teravih namazı kılmanın önemini ve sünnet olduğunu şöyle ifade buyurmuştur; “Allah Ramazan ayında oruç tutmanızı farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerinde kıyam etmenizi (teravihnamazı kılmanızı) sünnetim olarak teşvik ettim. Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihlâs ile oruç tutar ve kıyam ederse (teravih namazı kılarsa) günahlarından arınır, annesinden doğduğu günkü gibi tertemiz olur.”4
Teravih namazının cemaatle kılınması kifaî sünnettir; yani, bir yerleşim yerinde en az bir mecliste cemaatle teravih namazının kılınması gerekir. İki rekâtta bir selâm vererek kılınması en faziletli olanıdır. Aralarda salât u selâm, Esmâ-i İlâhî ve “Hizbu’l-hasîn”, “Hizbu’l-masûn” gibi dualar okunabilir.
Dipnotlar
- 2 Buhârî, salâtü’t-terâvîh 1; Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 177.
- 3 Buhârî, salâtu’t-terâvîh 1; Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 173.
- 4 Bkz.: Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 174; Tirmizî, savm 83; Ebû Dâvûd, ramazân 1.