İçeriğe geç
4. Bölüm

Alan Mahkûmu Ve Hak Mahrumu Kadınlar

Soru: Bazı kimseler, Müslüman toplumlarda kadının eve kapatıldığını ve onun haklarının çiğnendiğini iddia etmektedirler; bu iddiada doğruluk payı var mıdır? İslâmdisiplinleri açısından aile ve toplum hayatında kadının konumu nasıl olmalıdır?

Cevap: İslâm, cahiliye karanlığında sömürülen, köleleştirilen ve ikinci sınıf kabul edilen kadını zavallı bir mahlûk olma durumundan kurtararak, yeni bir statü ile onu mübarek bir varlık olma seviyesine yükseltmiştir. Din-i mübîn, kadını bir temettu’ aleti olmaktan azâde eylemiş ve Cennet’i onun ayaklarının altına sermiştir. Şayet, İslâm’ın esas kaynakları ve selef-i salihînin örnek hayatları dikkatlice incelenirse, Müslüman kadının kat’iyen evine kapatılmadığı ve asla haklarının çiğnenmediği açıkça görülecektir. Bu iddia, şayet onu ortaya atanlar kasıtlı ve ön yargılı insanlar değillerse, Hak Din’in bu mevzuda vaz’ ettiği ölçülerin bilinmemesinden ve tarih boyunca bilhassa âdetlerden gelen yanlış anlayış ve yanlış uygulamaların İslâm’a mal edilmesinden kaynaklanmaktadır.

İslâm’ın genel olarak insan haklarına ve hususî mânâda da kadınların hukukuna dair ortaya koyduğu disiplinlerle alâkalı şimdiye kadar yüzlerce kitap yazılmış ve bu mevzu şüpheye mahal kalmayacak şekilde şerh edilmiştir. Asrın Getirdiği Tereddütler ve Beyan adlı kitaplarda, Muslim World ve Yeni Ümit gibi mecmualarda ve değişik gazetelerde neşredilen röportajlarda bu konuya müteallik meseleleri ben de defalarca anlatmaya çalıştım. Bundan dolayı, aynı mevzuları bir kere daha tekrarlamanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Fakat, çok önemli gördüğüm bir-iki hususa değinmeden de geçmek istemiyorum.

Bir Tepki Hareketi: Feminizm

45