İçeriğe geç

Binaenaleyh, erkeğin kadından üstün olduğu hissini uyaran Kur’ân âyetleri, farklı istidat ve farklı kabiliyetleri ifade sadedinde îrad buyurulmuş ilâhî beyanlardır. Meselâ; bazıları, “Kocalar eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah’ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenme gibi malî yükümlülükleridir. O hâlde iyi kadınlar, itaatli olan ve Allah kendi haklarını nasıl korudu ise, kocalarının yokluğunda, onların hukukunu koruyankadınlardır.”2 mealindeki اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَۤاءِ ifadesiyle başlayan âyet-i kerimeyi erkeğin mutlak hakimiyetine delil saymaktadırlar. Oysa, “kıvâme meselesi”ni nazara veren bu ilâhî beyan da kadınlara merhametin sesi soluğudur ve ailede iş bölümünün gerekliliğine dikkat çekmektedir.

Malûmdur ki; kadının da erkeğin de birbirine fâik oldukları bazı hususiyetleri vardır. Kur’ân-ı Kerim, “Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır.”3 mealindeki âyet gibi bir kısım beyanlarıyla anneyi öne çıkarmıştır. İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhi ekmelüttehâyâ) da “Kime iyilik yapayım?” diye peşi peşine üç defa soran bir sahabiye, üç defasında da, “Annene.” cevabını vermiş4 ve “Cennetanaların ayakları altındadır.”5 hadis-i şerifi gibi mübarek sözleriyle kadını çok mualla bir mevkiye koymuştur. Öyle ki, bu ifadeler açısından meseleye bakılacak olursa, bir erkek çatlayasıya koşsa da kadına yetişemeyecek ve onun geriye dönüp “Beyhude yorulma, bana yetişmen muhaldir!” dediğini duyacaktır.

54