Yine Hazreti Üstad’ın düzelttiği yerler de göz önünde bulundurularak, seçilen metinler üzerinde tashih çalışması yapıldı; eser birkaç kere de hem ferdî olarak hem de ders halkasında lafız, gramer ve hat hatalarını giderme maksadıyla okundu. Tashihler tamamlandıktan sonra, bu defa da dinî kaynaklarda Ashab-ı Bedir arasında ismi zikredildiği hâlde, bu dua kitabında adı anılmayan sahabîlerin isimlerinin derc edilmesi gibi bazı ilâveler yapıldı. Kitabın sonuna İmam Bûsîrî’nin Kaside-i Bürde’si ve Kaside-i Mudariye’si ile beraber câmi’ bir salât ü selâm da eklendi. Bugünkü kuşakların rahatlıkla okuyabilecekleri bir dizgi ve isimlendirme metodu izlendi; peygamberlerin münacaatlarının yanı sıra, Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ali Efendilerimiz gibi ashab-ı kiramın yakarışları, Üveys el-Karnî, Abdülkadir Geylânî, Muhyiddin İbn Arabî, İmam Zeynülâbidîn, İmam Gazzâlî, Ebu’l-Hasan Şâzilî, Hasan Basrî gibi her dönemden pek çok İslâm büyüğünün duaları ile Esmâ-i Hüsnâ, değişik hâl ve şartlarda okunacak dualar, çeşitli tarikatlerin zikirleri, günlük ve haftalık virdler belirli bir düzen içinde sıralandı. Böylece, 590 küsur sayfalık bir eser ortaya çıktı ve adına da –başta da ifade ettiğim gibi– “el-Kulûbu’d-Dâria” denildi.