İçeriğe geç

Alenî hiddet ve şiddetten ziyade, gizli düşmanlık ve sinsi öfkelerden korkmak lâzımdır. Dostlar yüze karşı şiddetli olsalar da, arkadan arkaya hep bir koruma meleği gibi davranırlar. Düşmanlar ise, yumuşaklıklarında tuzak kurar; sertliklerini de, tıpkı bir örümcek gibi, tuzağa düşürdüklerini haklarlarken ortaya koyarlar.

* * *

“Falan kimse havadan nem kapıyor” derler! Ona ruhum feda.! Ya yağmur altında dahi ıslanmayanlara ne demeli..!

* * *

Bir mecliste her söze kıymet ver! Hatta fikrine uymayan düşünceleri bile hemen reddetme. Bir başka münasebetten dolayı ifade edilmiş olabileceğini düşün ve sonuna kadar sabret ve dinle!

* * *

Tecrübe, aklın hocası, düşüncenin de rehberidir.

Din

İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana gerçek huzuru dinin sıcak atmosferinde bulmuş ve ancak din sayesinde mutlu olabilmiştir. Dinin olmadığı bir yerde yüksek ahlâk ve faziletten bahsetmek mümkün olmadığı gibi, mutluluktan söz etmek de oldukça zordur. Zira, ahlâk ve faziletin kaynağı vicdandır. Vicdana hükmedecek yegâne unsur da, Allah’la irtibattan ibaret olan dindir.

* * *

Din, güzel huylar adına açılmış en feyizli, en bereketli bir mekteptir. Bu yüce mektebin talebeleri de, yediden yetmişe bütün insanlardır. Bu mektebe intisap eden herkes böyle bir intisapla er-geç huzura, emniyete ve itminana erer. Dışarıda kalanlar ise, özleri dahil, zamanla her şeylerini kaybederler.

* * *

Din, insanları kendi hür iradeleriyle hayırlara sevk eden ilâhî prensipler mecmuasıdır. İnsanın maddî-mânevî terakkisini, dolayısıyla da dünyevî ve uhrevî bütün saadetlerini hazırlayacak esasları dinin prensipleri içinde bulmak her zaman mümkündür.

* * *

13