Evet, bağırıp, çağırmayla, şiddet ve hiddetle hiç kimseye bir şey anlatmak ve hele kabul ettirmek mümkün değildir. Belki belli bir dönemde, yani insanlığın bedevilik döneminde, şiddet kullanma bir metod ve bir yoldu ama, zaman onu neshetti ve hükmünü ortadan kaldırdı. Şimdi “Medenîlere galebe ikna iledir.”2 düsturu hükümfermâ. Günümüzün muhabbet erleri, çerçevesini çizmeye çalıştığımız seviyeyi yakalamalı ve bu konuda her zaman bol bol alıştırma yapmalıdırlar.
Evet, yukarıda belirttiğimiz gibi Hz. Mesih, ahir zamanda, ahiretin en ücra köşesinde bile olsa o önemli misyonu eda etmek için mutlaka nüzûl edecektir. Nüzûl edecektir ama, içinizde şahs-ı mânevînin muhtevî bulunduğu mânâ ve ruha nüzûl edecektir.3 Evet, o, bu mânâya ve bu ruha kalıp olmak için inecektir. Eğer o ruh yoksa, onun ceset olarak gelmesinin de bir mânâsı olmasa gerek. Hâsılı, netice olarak şunun bilinmesi gerekir ki, ahir zamandaki diriliş, hâl-i leyyin, tavr-ı leyyin, kalb-i leyyin ve kavl-i leyyini temsil edebilen sevgi kahramanlarının diriltici soluklarıyla gerçekleşecektir.
Dipnotlar
- 2 Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat s.64 (İlk Hayatı).
- 3 Bkz.: Bediüzzaman, Mektubat s.58 (On Beşinci Mektup, Dördüncü Sual).