İçeriğe geç

Günümüze doğru gelirken, düşünce şuâlarının, toplumun her yanını sarması engellendiği gibi irade de bütün bütün felç edildi.. temsil devre dışı bırakıldı ve aksiyon da anarşiye katlettirildi. Çağın tâli’siz cereyanları çok defa, yığınları, bir bunalımdan bir bunalıma itti ve bir dağınıklıktan başka bir dağınıklığa sürükledi. Kitleler, bencil ve haris ruhların elinde, tutarsız, mefluç ve şaşkın bir oraya çekildi, bir buraya ve hep istismar edildi. Bütün bu olumsuz hususlar karşısında ister-istemez, günümüz insanının henüz kalbî ve zihnî gücünü harekete geçirebilecek ölçüde olgunlaşmadığını görüyor “Ve hele biraz daha!” diyoruz.. ferdî seciyelerimizdeki zaafları gidermek, iradelerimize güç kazandırmak, inançlarımızı besleyip kıvama getirmek ve yeisin her çeşidini ruhumuzdan söküp atabilmek için “Hele biraz daha!” diyoruz. Tabiî her şeyden evvel batı şokundan sıyrılmak için de…

Evet, batıda gerçekleştirilen sanayi inkılâbından bugünkü teknolojik gelişmelere kadar, hemen her şey, şok şok üstüne üzerimizde felç edici tesirleri olduğu gibi, ilimciliğin yanlış telakkisi ve modernizm havaîliği de bir hayli başımızı döndürdü, bakışlarımızı bulandırdı. İhtimal ki, bu zaafiyet ve bu sarsıntı daha bir süre devam edecek.. bu uyurgezerlik ve bu sayıklamalar sürüp gidecek ve dolayısıyla da kim bilir daha kaç yıl dişimizi sıkıp sabredeceğiz?. Sabredeceğiz, zira, fevkalâde sarsık bu umumî bünyenin, derlenip kendine gelebilmesi ve toparlanıp çağıyla hesaplaşabilmesi için daha nice yıllar, mercan derinliğindeki canlı bekleyişe ve kuluçka durgunluğundaki aktif ve disiplinli harekete ihtiyacımız olduğu şuurundayız.

87