Ruh bahsinde bizi metafizik âlemle tanıştıran ve bu âlemin katmanları arasında seyahat ettirip, bu seyahatin ne getirip ne götüreceği konusunda önümüze projektörler tutan Varlığın Metafizik Boyutu, daha sonra metafizik âlemin nurdan varlıkları olan melekleri tanıtmaya geçmektedir. Melek kelimesinin etimolojisi üzerinde durduktan sonra, meleklerin özelliklerini, türlerini, vazifelerini, onların Allah karşısındaki haşyetlerini ve ibadetlerini açıklamasının ardından büyük melekleri takdim eden Varlığın Metafizik Boyutu, meleklerle nasıl temasa geçilip, kendileriyle nasıl münasebet kurulabileceğini misallerle anlatmaktadır. Bu çerçevede bazı kader meselelerine de temas eden Varlığın Metafizik Boyutu’ndaki şu irşadî ifadeler, sorumlu mü’minler olarak hayatımızı tanzimde son derece önemlidir:
“Yaptığınız her şey, yüceler yücesi âlemde bir kısım yüce nazarlara arz ediliyor. Öyle ise, adım atarken dikkat gerek! El uzatırken ihtimam gerek! Bakışınıza hedef seçerken titizlik gerek! Kulağınıza girecek sese, soluğa ne kadar dikkat edilse değer! Dudaklarınızdan dökülecek her söze, bir çekirdek atıyor gibi sonsuza fırlattığınız her kelimeye ne ölçüde hassasiyet gösterilse azdır! Konuştuğunuz şeylerin nereye gittiğini hesap edip, ona göre konuşmak lâzımdır. Amellerinizin nerelerde ve kimler tarafından seyredildiğini düşünün ve yaptıklarınızı, yapacaklarınızı ona göre ayarlayın! Seviyenize göre, kalbî meyillerinizden, hayallerinize ait gafletlerden dahi hesaba çekileceğiniz endişesini sinenizde daima bir kor gibi taşımalı ve latîfelerinize ona göre çeki düzen vermelisiniz!”
Varlığın Metafizik Boyutu, melekler bahsine devamla, meleklerin yeryüzünde mesken edindiği ve tavaf ettiği yerleri, ziyaret ettikleri evleri, meleklerin ilim ehlinin ayakları altına kanatlarını serdiklerini hatırlatıyor, etrafında meleklerin pervane olduğu ruhlardan bahsediyor ve meleklerle bütünleşebilmenin yollarını açıklıyor. Melekler hakkındaki şu özet bilgiler, konu için son derece önemli: