İçeriğe geç

Gerçi, Darvin’den evvel de benzer iddialarda bulunanlar olmuştur. Bazıları, Kant’ı, Bacon’ı, Hegel’i bunlar arasında sayarlar. Acıdır, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerini (ö. 1780) de aynı kategoriye dahil edenler var. Oysaki İbrahim Hakkı Hazretleri, insanı varlıklar hiyerarşisinde son, yani en yüksek mertebeye yerleştirir. Ona göre, Allah’ın yaratmasıyla, dört unsurdan (su, hava, ateş, toprak) madenlere, sonra bitkilere, derken hayvanlara ve nihayet insan nev’ine uzanan ıstıfa (saflaşma) ve istihale sürecinin her varlık basamağında bir ‘ara’ varlık türü yaratılmış olup, hayvanla insan arasındaki ara varlık da, insana en fazla benzeyen maymundur. Marifetname’nin eski baskılarının 19. sayfasında böyle bir tekâmül sürecinden söz eden İbrahim Hakkı Hazretleri, hemen 2 sayfa sonra ise, doğrudan doğruya hilkat (yaratılış) mevzuuna girer ve onu, şu-bu nazariye ile değil; âyet ve hadislerin zahirinden anlaşılan şekliyle izah ederek, şöyle der: “Allah (celle celâluhu), Âdem’i yeryüzündeki balçıktan derledi toparladı, (yani bir protein çorbası veya mürekkep bir macun yaptı) ve sonra ondan insanı halk eyledi (yarattı)”.

9